Temel Erdemler

İnsanda bulunan iyi ve kötü huylar nefsinden kaynaklanmaktadır. Bu iyilik ve kötülükler de erdemlilik ve erdemsizlik ile alakalıdır. Erdem, insanın ahlaki olarak iyiye yönelmesi olarak tanımlanmaktadır. İslam filozoflarına göre Aristo’nun erdem teorisini devam ettirerek insan da üç erdemin bulunduğunu ve bunların uyumla gerçekleşmesini sağlayacak bir gücün daha olduğunu toplamda dört temeli savunurlar. Bu erdemlerin orta durumda yani itidal boyutunda olması gerektiğini düşünürler. Bunlar;

  1. Bilgelik( Hikmet): Orta olandır. Doğru bilgi ve doğru davranış olarak ele alınır. Bilgelik için hem bilgi hem de davranışın bulunması zorunludur. Doğru ilim ve Salih amel. Bu erdem akıl gücü ile alakalıdır. Bunu iki kısma ayırırlar; birincisi teorik ikincisi de pratik bilgeliktir. Teorik olan; bilimsel olan ile aklın birlikteliğini ele alır. İnsanı aşan ilahi olan ile ilgili olan kısımdır. Pratik olan ise; zamanında yapılan davranış olarak tanımlanır. Örnek verecek olursak, Kur’an’daki emir ve yasakları öğrenmek teorik, onları yerine getirmek ise pratik bilgeliktir. Buradaki en önemli konu pratik açıdan orta yolu tutmaktır. Hikmet erdeminin orta hali itidali, akıllılıktır. Bunda aşırıya/ifrata giden bir insan için kimsenin aklını gereksiz yere, kötülüklerdir. Tefriti ise ahmaklık, cahillik ve budalalıktır. Aklın kullanılmaması anlamına gelmektedir.
  2. İffet: Arzu gücü ile alakalıdır. İfratı fücur, tefriti humud arasındaki orta olandır. Arzu ve meyilde ölçülü olmak terimini karşılamaktadır iffet. Fücur hayatı haz almak için yaşayan, humud ise hiçbir konuda haz almayan arzu duymayan anlamında kullanılmaktadır. Şehvet içerisinde geçen bu kavramlar bir insanda olması gereken bir duygudur. Bunu kontrol altına almak akla, düşünce gücüne bağlıdır. Bilgelik erdeminin alt dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Şehveti kötü amaçla kullanmak ya da onu hiç kullanmamak orta olan değildir. Bir insan hayata dair zevk almalı, arzu/istek duymalıdır. Bunu yok etmeden ya da aşırıya kaçmadan kontrollü kullanmak iffet erdeminin varlığına bağlıdır.
  3. Cesaret(Yiğitlik): Öfke gücüne ait bir erdemdir ve tefriti korkaklık ifrati delilik arasındaki orta olandır. İleri atılması gereken yerde geri duran bir kişiye korkaklık, önemli iş ve konularda gevşek davranmasına, ileriye atılmaması gereken deli cesareti gösteren bir kişide öfke patlamasına neden olmaktadır.
  4. Adalet: Bu üç erdemin birbiri ile uyum halinde olmasını sağlayan güçtür. Kişinin kendisi ve başkasının hakkını gözetmesidir. Hem bireysel, hem toplumsal hem tanrısal boyutu vardır. Bireysel açıdan adalet, ifrat ve tefritin ortası olması ve üç temel erdemi içinde bulundurması açısından bireysel, adalet erdeminin haksızlık ve taşkınlık ile alakalı olmasıyla toplumu ilgilendirdiği için toplumsal, Allah’ın varlığının kabulünü gerektirmesi ile de Tanrısal boyutu ifade etmektedir.

Kısacası erdemlerin varlığı insan hayatının bir parçasıdır ve onu oluşturan yapılardır. Güzel bir ahlaka ulaşmak isteyen bir insan için düşünce erdemini kullanmalı ve iffetini sağlamalıdır, arzu gücünü doğru kullanabilen bi insan öfke gücüne sahip çıkarak cesaret erdemini ortaya çıkarmaktadır. Tüm bu üç erdemde orta yolu tutan bir insan adalet erdemini de sağlamaktadır. İslam filozoflarına göre de kurtuluşa ermek, güzel ahlaka sahip olmak bunları gerçekleştirmek ile sağlanabilmektedir. Bir insan iyi olmak istiyorsa kendi nefsine sahip çıkmalıdır. Mutluluk da ancak bu erdemlerin sağlanması ile ortaya çıkabilmektedir.

You may also like...

Bir cevap yazın